TeknolojiYapay Zeka

En Basit Haliyle Yapay Akıl Ne Değildir?

Bilim kurgu eserlerinden günümüz teknolojisinin en önemli inşa taşına evrilen, sürekli artan fakat bir yanlamasına da sınırlarının varacağı nokta konusunda değişik tartışmalara sebep olan suni zekâ kavramı, fiilen bugüne dek oluşan bilgi kirliliğinden nasibini aldı. İnsanın hayal gücü ile birleşince entrika teorilerinin ve distopik senaryoların kahramanı oldu, gelecekte ‘makinelerin kölesi ’ olmamıza sebep olacak bir şeytan gibi gösterildi.

Tabii bunun da olma ihtimali var, fakat yapay zekâlar daha yolun fazla başında. Onların ne olacağını, onları nasıl anladığımız ve nasıl şekillendirdiğimiz belirleyecek. Suni akıl nedir sorusunu daha önce sizin için cevaplamış, hatta neler yapamadığını da anlatmıştık. Acilen ne olmadıklarını anlatıyoruz.

Suni akıl ne değildir?

yapay zeka işlemci

Suni zekâ, bir robot değildir. Yapay zekâ, bütün sorunları kolayca çözebilecek büyük bir baskı değildir. Suni zekâ ‘bilinçli ’ değildir. Yapay zekâ, hırsları olan bir varlık değildir. Suni zekâların insanlardan egemen hedefleri yoktur: Yapay akıl, android değildir. Son olarak, suni akıl korkulacak bir şey değildir.

Yapay akıl dendiğinde aklımıza işlerimizi elimizden çalacak, insanın insana duyduğu ihtiyacı ortadan kaldıracak, hatta günü geldiğinde gezegeni ele geçirip niyeyse bizi de esir olarak kullanacak robotlar geliyor. Fakat aşağı ayrıntılı bir şekilde değindiğimiz gibi, yapay zekâ bunların hiçbiri değil.

Suni akıl, tüm sorunları kolayca çözebilecek büyük bir güç değil:

yapay zeka makine öğrenimi

Yapay zekânın öbür başvuru formu alanlarında çok çeşitli konulara çözüm aradığını ve bulduğunu biliyoruz, fakat bu yapay zekanın karşılaşılan bütün sorunları saniyeler içinde çözebilen ya da sorulan tüm soruların cevaplarını zaten bilen büyük bir baskı olduğu anlamına gelmiyor.

Fiilen tam aksine, yapay akıl bizim bilmediğimiz hiçbir şeyi bilmiyor çünkü biz ona ne öğretirsek onu öğreniyor. Tek avantajı ise bütün bu bilgileri fazla daha kısa sürede işleyip sonuçları hızlıca sunabilmesi. Bu yüzden de yapay zekânın hayatın sırrını şimdiden çözdüğünden ve yakın zamanda insanlığı değil edeceğinden korkmanıza gerek yok, tabii eğer siz bu sırrı çözüp bir yapay zekâya öğretmediyseniz veya nasıl çözüleceğini göstermediyseniz.

Suni zekâ ‘bilinçli ’ değildir:

yapay zeka bilinçli mi?

Suni zekâlar, temelde insanın düşünme biçimini taklit eder ve bir nevi insan gibi düşünüp hareket eder. Ancak sadece bir konuda uzmanlaşır, satranç oynamak gibi bir konuda geliştirilir. Problemleri bu şekilde çözer, ondan istenen işleri bu şekilde yapar. Ancak bilinç sahibi, duyguları ve empati yeteneği yoktur. Bunun için özfarkındalık gerekir. Özfarkındalık ise bir takım hayvan türlerine ve insana özgüdür.

Filmlerde, kitaplarda bizimle hissi bir tahvil kuran ve ‘canlılığını ’ sorgulatan yapay zekâ ile donatılmış robotlar görsek de bu az önce gerçekliği olan bir koşul değildir. bununla beraber her ne dek yapay zekânın bilinçli hale gelmesine dair sorular çoğu kez sorulsa da verilen cevaplar, bunun fazla da olası olmadığı yönündedir. Natürel ama suni akıl gibi çabucak büyüyen teknolojiler ile ilgili o kadar fazla soruyu net bir şekilde yanıtlamak mümkün değil. Fakat günümüz koşullarına kadar değerlendirerek bir cevap aradığımızda,  karşımıza çıkan sonuç epeyce net; hayır, suni akıl bilinçli hale gelmedi.

Suni zekânın hırsları yoktur:

En Basit Haliyle Yapay Akıl Ne Değildir?

Bu madde de fiilen bir önceki maddede bahsettiğimiz özfarkındalık ile ilgili. Düşünsenize suni akıl ile donatılmış robotların bir an geliyor, sabırları taşıyor ve insanlara karşısında ayaklanmaya başlıyorlar… Böyle bir senaryonun mümkün hale gelmesi için suni zekâların kendisine has çıkarları ve almak için hırslarının olması gerekir. Fakat yapay zekâların doyumsuzluk kavramına dair sahip oldukları tek şey, bir sözlük gibi olmalarıdır, yani ‘hırsın ’ tanımıdır.

Bir duygu ve his olarak hırsı deneyimleyebilmek ve bu deneyim ile birlikte kararlar alarak onları uygulamak bir suni zekâ için muhtemel değildir. Bir suni zeka için, hırsa en yakın tutum olarak insana benzer şekilde düşünebilmesi nedeniyle kendine görevler vererek, öğrenimini hızlandırması gösterilebilir. Ama bu davranış da varoluş amacı insanlar kadar muhakkak ve sınırlandırılmış yapay zekâlar için epeyce kısıtlıdır.

Suni zekâların insanlardan bağımsız hedefleri yoktur:

yapay zekanın yetkinlikleri

Yukarıda da söylediğimiz gibi, suni zekâların varoluş amaçları, halk müziği tarafından belirlenir ve sınırlandırılır. Dolayısıyla bir suni zekâdan kendi namına bağımsız hedefler belirlemesi ve bu hedefler doğrultusunda yıkım senaryolarına konu olacak adımlar atması beklenemez.

Yapay zekânın kötücül hedefler için programlanması ve bir tür tabanca olarak kullanılması ihtimali her zaman vardır oysa bu yapay zekânın ya da bilimin evriminin suçu değil, suni zekâları bu şekilde programlayanların suçu olur. Dahası bu noktada bile, suni akıl insan için vasıta olmaktan öteye geçememiş olur.

Yapay zekâlar, birer android değildir:

yapay zeka android

Bir Takım kavramların zihnimizde canlandırdıkları ile gerçekten oldukları şeyler çok farklıdır. Yapay akıl dendiğinde gözümüzün önüne insansı robotlar gelse de koşul doğrusu böyle yok. Yapay zekâya dair pek çok kötücül senaryonun oluşmasına sebep veren şeylerin başında da esasen bu suni zekâ = android anlayışı geliyor.

Fakat gerçekten suni zek+a en kolay tanımıyla, insanın us biçimiyle çözülmesi gereken sorunları çözebilecek ve kendisinden istenen görevleri tamamlayabilecek yetiye sahip bir bilgisayar programından diğer bir şey değildir. Bu yeteneğe sahip androidlerin yani insansı robotların olabileceği dürüst ancak her insansı robot üstün zekâya sahip bir android yok. Hatta o kadar çoğu esas anlamda birer makineden ibaret diyebiliriz.

Son olarak, suni akıl korkulacak bir şey değildir:

yapay zeka ve insan

Yapay akıl gelecekte bütün iş kollarında öylesine yetkin olacak ki insana gerek kalmayacak… Bu konu, yapay zekâya dair son yıllarda en çok ortaya atılan ağız dalaşı başlıklarından biri. Evet, suni akıl film senaryoları yazıyor, hatta The Guardian için “Sizi yok etmeyeceğim” başlıklı bir makale bile yayınlıyor, fotoğraf çiziyor, tasarım yapıyor, çağrı merkezlerinde bizimle irtibat kuran insanlar kadar yetkin bir şekilde problemlerimizi çözebiliyor…

Lakin geçmişte, makineler insan hayatına dahil olup fabrikalardaki insan sayısı azalmaya başladığında yaşanan dehşet ne değin yersizse, bu dehşet da böylece düşüncesiz. Çünkü insanı yapay zekâdan ayıran empati, duygu ve bunların hafıza şekline olan ve aktarılamayan etkisi defalarca her konuda insana gereklilik duymaya devam edeceğimizin göstergesi.

yapay zeka işlerimizi çalacak mı?

Diğer Taraftan yapay akıl kimi iş gruplarında insana olan ihtiyacı azaltsa da yeni meslek gruplarının doğmasına sebep oluyor. Örneğin yapay zekâları programlayan ve sisteme entegre eden, yeni projeler ile onun gelişimine katkı sağlayan insanların meslekleri gibi, suni akıl mühendisliği gibi. 

İnsanlar olarak geliştirdiğimiz her yeni teknoloji, kendi geleceğimizi şekillendirmek için attığımız büyük bir adım ve kontrolü de tekrar tekrar bizim elimizde. Kötüye kullandığımızda, suçlu olarak o teknolojiyi yok; fena tanımını yapabilmemize karşın o davranışı gerçekleştiren kendimizi seçmeliyiz. Aklımızla, bilgi ve birikimimizle, deneyimlerimizle ve insana özgü etik anlayışımızla şekillendirdiğimiz ve geliştirdiğimiz teknolojilerden korkmak ya da onlara dair afet senaryoları meydana getirmek yerine, bizi yukarıya taşıyacak basamaklar olduklarını hayal ederek bu vizyonu geliştirmeliyiz.

Sonuçta yapay akıl kitap konusundan, bir bilim kurgu hikayesinden ve hayalden fazlası değildi fakat reel oldu. Bilim kurgu ise geleceğin bir nevi önizlemesidir. Bu yüzden de ürkütücü sonlar hayal etmektense, güzel olanları tercih etmeliyiz. Onların ne olacağını, onları nasıl anladığımız ve nasıl şekillendirdiğimiz belirleyecek.

Kaynaklar: Digileaders, TechCrunch, GCN, Wandering Alpha

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu